Dünya bir bilgisayar programı..ve hatta tek kişilik bir yazılım..

İstemeden İtelemeyelim
‘Bu dünya kuralları geldiğimiz yerlere benzemez..öyle serttir..öyle haşindir ki..ekmek bile aslanın midesinde..savaşacaksın..dövüşeceksin..kendini ezdirmeyeceksin..hakkını savunacaksın..burası cehennemin öbür adı..burada her şey parayla..insanlık yalan olmuş..kimsenin kimseye bir hayrı yok...hatta zararı bile var...bu dünyada bir şey elde etmek istiyorsan çabalayacaksın..çetin yollardan geçeceksin..yılmayacaksın..istediğine saldıracaksın..yorulmayacaksın hatta asla vazgeçmeyeceksin..dünya bu işte çocuğum..şevkat..sevgi..aşk..huzur..onlar buralara uğramaz..sen daha bu dünyada yenisin..bilmezsin..aman buraları geldiğimiz yerlerle karıştırma..üzerler seni burada..yok ederler..buranın kuralları ayrı..o senin dediklerin öbür tarafta...aman haaa!!’

Hemen hepimiz ruhsal konularla kıyısından köşesinden ilgilenen bilgili (!) Anne-babaların çocuklarına iyi niyetlerle, onları korumak için bu tür  şeyler söylediğini duymuşuzdur..onları yargılamak, suçlamak değil amacım..bu zaten kimsenin haddine de değil..onlar en iyi  bildikleri şekilde..en doğrusunu yapmaya çalışıyorlar çocuklarının gelecekleri için..ama hal böyle değil..realite bu değil..

Dünya bir bilgisayar programı..ve hatta tek kişilik bir yazılım..bir kişi için yazılıyor..o kişi de sensin..farkında mısın sen varsan bu dünya var..sen yoksan bu dünya da yok..hem senin için yok hem kimse için..çünkü senin dışında, hayatına giren ya da bir şekilde değen herkes ya senin oyununda bir aktör, oyuncu ya da bir figüran..sense baş kahramansın..ve sen oyunu terk ettiğinde oyun biter..sen hiç baş kahramanı ölen bir filmin devam ettiğini gördün mü? Bilmez misin en son sahnede hep başkahraman olur..o yüzden bu dünya da sen olmazsan olmaz..kim ispat edebilir ki aksini? 

İşte sen bu kadar kıymetlisin..ve bu dünya sana ‘karşı’ bir dünya değil..senin dünyan..oyun alanın..ve bunca yıllardır öğretilenin ya da şartlandırılanın aksine çok da güvenli bir yer..çok da dost aslında..ve bu dünyada tüm o uydurma kuralları boşver..sen sadece oyunun tadını çıkar..kendini rolünün gerçekçiliğine kendini fazla kaptırıp illüzyonun dramına, kaosuna kapılma..

Kainatın aslı olan aşk burada..ve de huzur..akışa ne kadar uygun akıyorsa hal’in o kadar dengede..neşede..huzurda olursun..bunun için tek gücün (eline alamazsan yumuşak karnın-güçsüzlüğün) o’na güvenmek..ama güvensiz bir hayat sahnesinde oynamaya kararlıysan hiç kötü bir şey olmasa da korkacaksın ve eserin tadını alamayacaksın ki sen..hayata farkındalıkla ve zayıflıktan veya acizlikten değil aksine, bilgelikten gelen bir güçle teslim olabilmek..sorunum büyük demek yerine mevlana gibi benim allah’ım daha büyük diyebilmek..işte bütün sır burada..

Hiçbir şey çaba ile elde edilemez bu dünyada aslında..hatta enerji yasası gereği çabalarsan itersin istediğini..çünkü denge kuralı vardır ya hani..eşit kap nizamı diye de bilinen..bir taraf nasıl bir etki yaratıyorsa diğer taraf yasa gereği ters etki yaratacak bir şey yapacaktır..enerji bazında da çabaladığın şey senden uzaklaşacaktır..bıraktığında ipin ucunu..karşı taraftan aksi yöne çeken de kalmayacaktır..çünkü ip tek taraflı çekilmez..hepimizin istekleri var tabi..olsun istediğimiz şeyler var..düşlerimiz var..bilmem hiç fark ettin mi çok istediğin şeyler ya hiç olmaz..ya da geç olur..o oluncaya kadar da sen yersin kendini..ülser olursun..migrenin tutar..:) oysa gün içinde aklına şöyle bir gelip hiç takılmadığın şeyler anında seni bulur..bir çikolatalı kek olsa şimdi..dersin..bir saat sonra bir arkadaşın kek alır gelir hiç beklemezken sen..hem de en sevdiğinden..hatta dersin ki o zaman ‘ay keşke allah’tan başka bir şey isteseydim!’ hemen aklına seni terk eden sevgilin gelir..hemen dönsün..çok pişman olsun..hatta kapımda köpek (!) Olsun!!!!!!!!!!! Diye dua edersin..sonra günlerce tutturur da tutturursun o isteğini..o sevgili gelmez de gelmez..nasıl gelsin?..içeri girecek bir alan mı var enerji olarak? Hayat boşlukları sever..beyninde o yoğun istek girdabında senden gayrı bir boşluk yoktur..o yüzden işte iste ve bırak..bırak ki istediklerin sana gelmek için bir yol bulsun..o’nun için kolay istek zor istek diye bir ayrım yoktur. Unutma ama sadece vazgeçebildiklerin senin olur..

Atalarımız demiş ki  ‘senin olanın sana gelmemesi ; senin olmayanın sende kalması mümkün değildir..’ basit düşünmek lazım aslında..bu konuda erkekleri kıskanmıyor değilim..onların düşünce süreçleri  kadınlardan çok daha sadedir..hiç öyle karmaşa..giriftlik yoktur..senin olan sana gelir..kural bu..öyle mi olacak..böyle mi yapmalı? Ben ne yaparsam, nasıl düşünürsem onu elde ederim? Hepsini bırak..kendine belki de yaptığın en büyük kötülük sürekli bir şeylerin olup ya da olmamasına bakarak sonucu kendi yarattığın sanrısıyla kendine yüklenmektir..yok öyle bir şey..bu içine düştüğümüz gerçek bir gaflet bence..oysa bu dünyaya yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biri kendi ışığımızın parlamasına izin vermektir..bu tür endişe üreten bir düşünce şekli nasıl da yorar insanı..ve kesinlikle parlatmaz.. çok sevdiğim bir arkadaşım söylemişti..yine eskiler dermiş ki : ‘allah kabul etmeyeceği duayı ettirmez!’ sen o duayı edebiliyorsan ..mutlaka bir karşılığı vardır inan..

Hayat enteresandır.. Bir bakarsın saniyenin onda biri gibi bir zamanda öyle bir şey olur ki tüm yaptığın kurgular,yaratımlar (!) ,çabalar boşa çıkar..ama bazen de öyle bir an gelir ki imkan ihtimal vermediğin..dünya  batsa da bu olmaz dediğin bir şey kendiliğinden oluverir..sebep sandığımız her şey sonucu yaratan sadece vesilelerdir..ve sonuçlar da yeni vesilelere gebedir..akışta ol demem bundan işte..güven..bir şey öyle oluyorsa o’nun bir bildiği vardır elbet değil mi?? O, senden sanırım daha iyi ve çok boyutlu düşünebiliyordur değil mi??? Bırak o zaman dümene o geçsin..eminim ki senden iyi kullanacaktır..

Yazan - Paylaşan : Defne Duygu Ünal